Alfred Adler Hakkında Bilip Bilmedikleriniz

Bu bir önceki İngilizce yazının aynısı, ama yine de okuyabilirsiniz.

Adler hakkında bilip bilmedikleriniz

Alfred hakkında bazı bilinen ve biraz da çok bilinmeyen şeyleri paylaşmak isityorum. Daha önce de dediğim gibi Adleri okudukça, öğrendikçe Adler, Adleryan kuram, psikolojik danışma süreci, kendim ve hayat hakkında pek çok şey keşfediyorum. Bir anlamda sanki Adler hayatımı kurtardı, ama bu başka bir yazının konusu.

  • Adler 7 Şubat 1870 yılında Penzing, Avusturya’da doğdu.
  • Altı çocuktan ikincisi, Yahudi bir tahıl tüccarının oğlu.
  • Adler çocukken çok fazla sağlık problemi yaşamış. Raşitizm hastalığından dolayı 4 yaşına kadar yürüyemememiş. 5 yaşındayken zatüree hastalığı geçirmiş ve ölümden dönmüş.
  • Be deneyimler Adler’i çok etkiliyor ve doktor olmaya karar veriyor.
  • Adler’in ilk anıları daha çok büyük abisi ile ilgilidir.
  • Adler okulda matematikte zorlanır ve öğretmeni babasına Adler’i okuldan alıp bir ayakkabıcının yanına çırak olarak vermesini ister. Bu teklif babasını çok öfkelendirir ve oğlunu okuldan almayacağını söyler. İyiki de dinlememiş (Aslında bazı şeyler hiç değişmiyor, öğretmen öğretemedim demiyor da çocuğun öğrenemiyor demek daha kolay geliyor)
  • Adler eskisinden de kararlı olur ve zamanla matematikte başarılı olmaya başlayarak sınıfının en iyileri arasında yer alır.
  • Bu deneyimler Adler’in kişilik kuramını şekillendirmiştir. En önemlisi Adler daima çocukların gerçek potansiyeline inanmıştır.
  • Adler Freud’un rüya yorumları okuyan nadir kişiler arasındadır. Kısa bir süre sonra Freud tarafından kişisel olarak haftalık tartışma toplantılarına davet edilir.
  • Adler sonraları Freud ile en temel konularda fikir ayrılığı içinde olduğunu farkeder. 1912 yılında Freud’un grubundan ayrılarak kendi grubunu kurar.
  • Bireysel psikoloji terimi aslında bir çeviri hatasıdır. Adler bireyleri id, ego ve superego olarak üçe ayrılmış kişilik yapısı içinde değil, bütüncül olarak görmüştür. Latince individum (bütün/ bölünemez) kelimesini kullanarak kişiliğin bölünmezliğini  vurgulamıştır. Bu kelime İngilizce’ye Individual (birey) olarak çevrilmiştir. Adler’ e göre birey tek başına en küçük parçadır, id, ego, superego değil. Dolayısıyla bütüncül, bölünemez kavramları aslında  kuramı daha iyi ifade eder.
  • Adler aynı zamanda postmodern ve sistem kuramlarının da temellerini atmıştır. Bireylerin aile, çevre ve toplumsal bağlamda incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır.
  • Adler ilk Feminist kuramcıdır. Cinsiyetler Arası İşbirliği kitabında kadın erkek eşitliğini vurgulamıştır.
  • Adler’e kendi kendine yardım programlarının “babası” denmiştir.
  • Adler Hans Vaihinger’in “Gibi felsefesi”nden etkilenmiştir.  Vaihinger insanların çoğunlukla tam gerçekliğin farkında olmadığı dolayısıyla gerçeğin bir kısmıyla idare ettiklerini söylemiştir. Adler sonraları bu fikre dayanarak “gibi davranmak” tekniğini geliştirmiştir, mümkün olmadığını düşündüğün şekilde davranmak. (kendine güvenen biri gibi yürü, özgüveni yüksek biri gibi konuş v.b).
  • Adler Bilişsel bir teknik olarak bilinen Socratik Diyalog tekniğini ilk kullanan kişidir. Bu teknik bireylerin yeni bir bakış açısı geliştirmelerine yardımcı olur.
  • Erich Fromm, Abraham Maslow, Rollo May, Karen Horney, Carl Rogers, Albert Ellis Adler’in çalışmalarından etkilenmiştir.
  • Adler’in 4 çocuğu vardı, Valentine, Alexandra, Nelly (Comelia) ve Kurt.Alexandra ve Kurt kendileri de psikiatri eğitimi alıp Adler’in kuramını geliştirmişlerdir.
  • Adler 1. Dünya savaşında Avusturya ordusunda doktor olarak görev yapmıştır.
  • Adsız Alkolikler programının Adler’den etkilendiği söylenir.
  • Adler Mayıs 1937’de Aberdeen, Scotland’ da  yolda yürürken yere yığılmış ve kalp yetmezliğinden hayatını kaybetmiştir. Ağzından çıkan son söz oğlu Kurt’ ün adıdır.
  • Adler’in bedeni  Edinburgh’deki Warriston Crematorium’da yakılmış, uzun yıllar küllerinin nerede olduğu bilinmemiştir. 2007 yılında külleri bulunmuş ve 2011 yılında Viyana’da gömülmüştür.
  • Adler iyimser ve pozitif psikolojinin öncülerindendir. İnsanların olumlu yanlarını vurgulamış ve çocuklara daha iyi bir dünya bırakmak için uğraşmıştır.
  • Adler çok mütevaziydi. Bilimsel jargondan kaçınmış düşüncelerini herkesin anlayacağı şekilde ifade etmeye çalışmıştır. “benim psikolojim herkese aittir” demiştir. Adler kendisinin psikoloji alanında bilinip bilinmediğinin bir önemi olmadığını söylemiştir. Ona göre önemli olan onun çocuk yetiştirmeye ve gelişimine ve eğitime olumlu bakış açısının geniş kitleler tarafından benimsenmesiydi. Ben de bu durumu aslında diğer Adleryan çalışmacılarla yaşıyorum. Adleryan araştırmacı ve uygulayıcılar fikirlerini, ölçeklerini, tekniklerini hiç bir karşılık beklemeden  paylaşırlar.

  • Aslında Adler’in bu özelliği pek işine yaramadı denebilir Aslında bize göre işine yaramadı, çünkü Adler için önemli olan fikirlerinin bir şekilde kullanılmasıydı, ona atıfta bulunulması ya da adının anılması onun için önemli değildi.
  • Hazan diyor ki,

Eğer Adler Psikoterapide bu kadar önemliydiyse ya da hala önemliyse, neden Adler’in katkıları çok bilinmez ya da takdir edilmez? Cevabı açık; Adler’in politik cömertliği. Adler’in psikolojisi bir sepet meyve gibiydi, herkes ne isterse, ne kadar isterse alabilir, kendinin yapabilir ve kimse meyveyi nereden ya da kimden aldığını söylemek zorunda değildi.

  • Adler zamanında çocukları döverek terbiye etmek yaygın ve kabul edilebilir bir yöntemdi. Adler buna şiddetle karşı çıktı ve pek çok halk eğitimi ile ebeveynleri olumlu disiplin hakkında bilgilendirdi.
  • Adler Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerde kuramını öğretebilmek için  İngilizce’yi kendi kendine öğrendi.
  • Öğrenmeyi öldüğü güne kadar sürdürdü.
  • Adler Nazi kabusundan kaçıp Amerika’ya sığındı.
  • Adler bugün çözüm odaklı kısa sureli terapi metodu olarak bilinen “sihirli değnek” tekniğini yaratan kişidir. Adler “o soru” olarak adlandırdığı “eğer bugün bu sorunun ortadan kaybolmuş olsaydı, senin için neler farklı olurdu?” sorusunu kullanmıştır.
  • 1927 yılında New York’ta bir gazetede Adler’in fikirleri Adler’e hiç atıfta bulunmadan yayınlandığında Adler buna sadece “ sakince demekki beni benden önce tanıyormuş” diye cevap vermiştir.
  • Adler kadar fikirlerinden bu kadar fazla yararlanılmış ama kendisine bu kadar az atıfta bulunulmuş birini daha bulmak hiç kolay değildir.
  • Adler’ e o artık yapamayacak duruma geldiğinde kuramını kimin devam ettireceğini sorduklarında “ kim yapabilirse o” cevabını vermiştir. Ben de söyleyebilirim ki, o yapabilenlerden biri olmak için uğraşıyorum.
  • Adler’in etkisi pek çok kuramda görülmektedir. Heinz and Rowena Ansbacher’in söylediği gibi “bugün soru senin Adleryan olup olmadığın değil, ne kadar Adleryan olduğundur”

Peki sen ne kadar Adleryansın? Bunu hakkında daha fazlası sonra….

Kaynaklar:

Bruck, A. (n.d.) Adler as I remember him. http://www.adlerian.us/bru-adl.htm

Corsini, R (1973).  Current Psychotherapies, Peacock Publishers: Itasco/ IL

Hazan, Y. (n.d.) About the Psychotherapy of Adler, (http://www.centroadleriano.org/publicaciones/ABOUT%20THE%20PSYCHOTHERAPY%20OF%20ADLER.pdf)

Hoffman, E. (n.d.) Alfred Adler: Five Lessons for Everyone. http://www.adleriansociety.co.uk/phdi/p3.nsf/supppages/0939?opendocument&part=3

Sperry, L (2007) To Be or Not To Be Adierian: The Personal and Organizational Dynamics of Establishing One’s Theoretical Orientation The journal of Individual Psychology, 53,  2.

Yang, J., Milliren, A., & Blagen, M (2010). The Psychology of Courage. An Adlerian Handbook for Healthy Living. Taylor and Francis: New York,NY.

Fotograflar:

Alfred Adler Institutes of San Fransisco and Northwestern Washington, Classical Adlerian Photography Gallery http://www.adlerian.us/Page1b.htm

Facts about Alfred Adler

I would like to share some well known and some not so well  known facts about Alfred Adler. As I said before, the more I study Adlerian Theory, the more I discover many amazing things about Adler, Adlerian Theory, counseling process, myself and life. In a way I feel like Adler saved my life, but this is a topic for another post.

  • Adler was born on February 7, 1870 in Penzing, Austria.
  • He was the second of six children, and was a son of a Jewish grain merchant.
  • Adler had various health problems as a child. He had Rickets so he could not walk until he was 4. When he was 5 Adler developed pneumonia and was diagnosed as unlikely to survive. He survived.
  • These experiences had a profound impact on him; he decided to be a doctor.
  • Most of Adler’s early memories were about his older brother.
  • Adler was failing at math in school. His teacher suggested that Adler be removed from school and apprenticed to a cobbler. His father opposed to the idea. Aren’t you thankful that his father did not listen to the teacher!
  • Adler was more determined than ever, he soon excelled in math and became the top of his class.
  • These experiences shaped his theory of personality. Mostly he always believed the true potential of children.
  • Adler was one of the few who read Freud’s book on dream interpretation and was influenced by it. Later, he received a personal invitation to join Freud’s weekly discussion groups.
  • Adler realized that he was disagreeing with Freud with the very basic concepts, so in 1912 he separated his ways from Freud and formed his own group.
  • The term Individual psychology is a translation error. Adler viewed individuals holistically, not as three separated structure of personality namely, id, ego and superego. To explain the personality structure, he used the Latin word, individum to indicate the inseparableness of human personality.  For Adler the individual was the smallest unit to study not id, ego, and superego. So his theory is best represented with the term holistic theory, or  indivisible theory not individual theory.
  • Adler also put the seeds for postmodern and systemic theories that we need to study individuals in relation to the larger context; family, community and society.
  • Adler was the very first Feminist theorist. In his book Co-Operation between the Sexes: Writings on Women, Love and Marriage, he discussed the equal rights of women.
  • Adler has been given the title “the Father of Self Help”.
  • Adler was influenced by Hans Vaihinger’s The Philosophy of “As If”.  Vaihinger argued that human beings are mostly unaware of the absolute truth, so they settle for partial truth. Adler further developed “acting as if” technique, acting out a role that you think is impossible (walk like a confident person, talk like you have high self-esteem etc. )
  • Adler was the first one who used the Socratic dialogue method, a method which is known as a cognitive technique. This technique is used to help the clients develop a new perspective.
  • Erich Fromm, Abraham Maslow, Rollo May, Karen Horney, Carl Rogers were all influenced by Adler’s work.
  • Adler had four children,Valentine, Alexandra, Nelly (Comelia) and Kurt.  Alexandra and Kurt further studied psychology and expanded Adler’s  ideas.

  • Adler was a physician during WWI with the Austrian army, serving on the Russian front.
  • It is said that Alcoholic Anonymous was greatly influenced by Adlerian concepts
  • In May 1937, Adler died suddenly in Aberdeen, Scotland, while walking down the street, he collapsed on the sidewalk.  His last word was “Kurt,” the name of his son.
  • Adler’s body was cremated at Warriston Crematorium in Edinburgh but the ashes were never reclaimed. In 2007, his ashes were rediscovered in a casket at Warriston Crematorium and returned to Vienna for burial in 2011.
  • Adler was very optimistic, a positive psychologist. He emphasized the positive aspects of human beings and worked to create a better environment for the children.
  • Adler was very down to earth. Adler avoided scientific jargon, shared his ideas with everyone. He said “My psychology belongs to everyone”. He believed that whether he was known in psychology was not important. What mattered for him that his positive approach to child development, parenting, and education were widely accepted. As a researcher and educator I experience this with fellow Adlerians. Adlerians share their ideas, questionnaires, techniques and insight without expecting anything in return.

  • This quality of Adler, in a way worked against him (actually I should say for us it worked against him, for Adler it worked just fine as his only concern was that his ideas were used in some way, getting the recognition or even the credit was not important for him at all).
  • As Hazan states,

If Adler is or was so important in the actual Psychotherapy, why he is so little known or recognized? The answer is obvious: because of his political generosity. This led him to say that his psychology was like a basket of fruits, meaning anyone could take the one he liked the most and make his own without recognizing the place from where it was taken.

  • At the time using corporal punishment to children was common and acceptable; Adler opposed this and used many forms of public education to teach parents about positive child rearing.
  • He learned to speak English by himself so that he could teach his concepts in the United States and other countries.
  • He continued to learn until his death.
  • Adler escaped from Nazi horror to USA.
  • Adler was the one who originated the so called solution focused brief therapy magic wand question. Adler used “the question”, “If your problem were to disappear overnight, how would things be different for you?”
  • In 1927 in a New York daily paper there was an article discussing Adlerian concepts without giving any credit to him. When Adler was told about the article his response was “He has foreknown me, it seems”.
  • It is said that  “It would not be easy to find another author from which so much has been borrowed from all sides without acknowledgment than Adler.”
  • Adler was asked who would continue his theory when he no longer could; his answer was simple, “those who can”. I am happy to say that I work to be one of those who can…
  • His influence can be seen in so many theories as Heinz and Rowena Ansbacher stated that “today the question is not whether you are Adlerian or not but rather how much Adlerian you are.”

So how much Adlerian are you? More on this in the future….

References:

Bruck, A. (n.d.) Adler as I remember him. http://www.adlerian.us/bru-adl.htm

Corsini, R (1973).  Current Psychotherapies, Peacock Publishers: Itasco/ IL

Hazan, Y. (n.d.) About the Psychotherapy of Adler, (http://www.centroadleriano.org/publicaciones/ABOUT%20THE%20PSYCHOTHERAPY%20OF%20ADLER.pdf)

Hoffman, E. (n.d.) Alfred Adler: Five Lessons for Everyone. http://www.adleriansociety.co.uk/phdi/p3.nsf/supppages/0939?opendocument&part=3

Sperry, L (2007) To Be or Not To Be Adierian: The Personal and Organizational Dynamics of Establishing One’s Theoretical Orientation The journal of Individual Psychology, 53,  2.

Yang, J., Milliren, A., & Blagen, M (2010). The Psychology of Courage. An Adlerian Handbook for Healthy Living. Taylor and Francis: New York,NY.

Pictures are from Alfred Adler Institutes of San Fransisco and Northwestern Washington, Classical Adlerian Photography Gallery http://www.adlerian.us/Page1b.htm

Terapistin Alet Çantası Yeniden

Bu eğitimden neler bekleyebilirsiniz;

1. çoookkkk hiç duymadığınız, hiç bir yerde yazmayan teknikleri öğrenmek

2. yaratıcı ve sanata dayalı teknikleri öğrenmek

3. kendiniz hakkında içgörü kazanmak (içimiz dışımıza çıktı dedik geçen sefer)

4. Eğlenmek, düşünmek, öğrenmek ve uygulamak

Ben çok zevk aldım katılımcı arkadaşlarla geçirdğimiz iki günden,  aynı enerjiyi bu sefer de yakalayabilmek dileğiyle

PDR Öğrencisinin Mezun olmadan yapması gereken 100 şey (50 ve sonrası)

51. Güvenme

İngilizce’de bir söz vardır, “do not take it for granted” yani garantiymiş gibi düşünme. Hiç bir şey garanti değil. PDR mesleği yükselen bir meslek, en önemli faktörlerden biri  Milli Eğitimde hala okul psikolojik danışmanı yetersizliği olması ve atamaların kolay olması. Eğer bu mesleği atamsı kolay diye seçtiyseniz, amaaaan yan gelir yatar mezun olur, atanır odamda oturup maaşımı alırım diyorsan kötü bir haberim var. Hayatta hiç bir şey garanti değildir! Bir imzaya, bir yasa değişikliğine, bir yönetmeliğe bakar. Senin görevin her zaman, her koşulda, her durumda, her yasaya göre iş bulabilecek, daha doğru bir ifadeyle işe yarayacak düzeyde kendini yetiştirmektir.   52. Hazırlıklı ol!

53. Katıl

Eğitimlere katıl. Artık alandaki eğitim olanakları çok arttı. Aslında bu durumu biraz da 11. Maddede bahsettiğim Allaaddin’e borçluyuz, o büyük düşünerek, risk alarak bu alanın yolunu açanlardan. Eğitimlere katılman  bir önceki maddede belirttiğim olası durumlara karşı seni koruyacak, her şeyden önemlisi işini hakkıyla yerine getirebilmen için önemli. Eğitimlere katıl, ama seçici ol. Psikoloji ve PDR alanınından gelen, alanda çalışmalar yapmış kişilerden eğitimler al. Mezuniyet öncesi ve sonrası eğitimler hem senin, hem de mesleğin gelişimi için çok önemli.

54. YAZ

Öğrenmenin, öğrendiğini pekiştirmenin, kendine ve hayata dair daha iyi içgörü geliştirmenini en iyi yollarından biridir yazmak. İlk başalrda zor gelebilir, ama bisiklete binemk gibidir yazmak, yaza yaza alışacaksın ve yazmak  giderek kolaylaşacak. Artık yazacak, yazdıklarını paylaşacak olanaklar çok fazla.  En güzel olanaklardan biri PDR öğrenci ve akademisyenlerin kişisel çabalarıyla çıkarılan,  PDR öğrencilerine yönelik Pe Dr Degisi.

http://www.dergipdr.com/pdr/

55. Fİkİr Defterİ

Bunu aslında James Altucher’den öğrendim (http://www.jamesaltucher.com). Bir fikir defteri yap kendine. Yolda, okulda, otobüste aklına gelen fikirleri, düşünceleri, hayallaririn belki gördüğün rüyaları yaz. Ne kadar nalamsız, komıik, ulaşılmaz olursa olsun yaz. Fikir defteri yazma damarlarını açtığı gibi, düşüncelerinin önündeki öğrenilmiş filtreleri kaldırarak büyük düşünmeni kolaylaştıracak.  Bu birazcık serbest çağrışım yoluyla büyük düşünme aslında.

56. Yaratıcılığını Açığa Çıkar

Malesef eğitim sistemimiz çoktan seçmeli üniversite sınavına yönelik olduğu için yaratıcılığımız körelip kalıyor. 6 yaşındaki bir çocuğa kağıt kalem verdiğinizde hemen bir şeyler çizmeye başlar, düşünceleri serbestçe açığa çıkar. Lisedeki, üniversitedeki birine kağıt kalem  verdiğinizde “ben çizemem ki” der. Picasso’nun dediği gibi “her çocuk sanatçıdır, önemli olan büyüdüğünde de sanatçı kalabilmektir. Yaratıcılığını açığa çıkar. Örgü ör, dikiş dik, ahşap boya, tahtadan oyuncak yap, ahşap oy, müzik aleti çal, bir şekilde yaratıcılığını ortaya çıkar. Beyin damarların açılacak.

57. Uneducate yourself

kendİnİ Eğİtİmsİz yap

evet aynen öyle okulda kendin hakkında, başkaları hakkında, dünya hakkında, hayat hakkında öğrendiğin bazı şeyleri unutman gerekiyor. Hayat başka türlü de tanımlanabilir….örneğin aşağıdaki şey ne?

.

Kaç kişi nokta dedi? İşte okul size bunu yapıyor\ bunu okula henüz başlamamış bir çocuğa sorsanız binlerce farklı hikaye duyabilirsiniz, kimse nokta demez. Noktaya nokta dememeyi öğren

Küçük prensin sorduğu gibi…..bu bir şapka mı yoksa fil yutmuş yılan mı?

58. Cesaret…..

59. Cesaret et

60. Cesaretlendir

Kendini ve başkalarını cesaretlendir, mükemmel olmama cesaretini göster.

61. İste

İstemeyi bil ve isteklerini dile getir. İsteklerini paylaşmaktan çekinme, belki de bu isteğini yerine getirecek kişi yanıbaşında….

OKU….

62.Helen Fisher, neden aşık oluruz?

63. Alain de Botton, Aşk Üzerine

64. Robert J. Sternberg, Düşünme Stillleri

65. Robert J. Sternberg, Aşk Bir Öyküdür Kişisel İlişkiler Üzerine Yeni Bir Teori

66. Akıllı İnsanlar Neden Bu Kadar Aptal Olabilirler

67. Ayala Malach Pines, Aşık Olmak

68. Sunum Yapmayı Öğren

Hayatta kazanacağın en önemli becerilerden biridir.  Lütfen copy/paste powerpoint hazırlama. Powerpoint sunumlarda görsel ipucu verme aracıdır, bir işkence aleti değil. Sunumların böyle olmasın

Pek çok site var sunumlarında yardımcı olacak, dene

Prezi.com

Prezentit.com

Preezo.com

Mybrainshark.com

Myplick.com

Sliderocket.com

69. Kendini Listele

Aynı Pazar listesi, yapılacaklar listesi yapar gibi kendini listele… Tercihlerinin listesi, sevdiğin kişiler, seni korkutan şeyler, güldüren şeyler, hayal kırıklıkların, üzüldüğün şeyler, hayallerin v.b. aklına gelebilen her şeyin listesini yapabilirsin. Daha fazla fikir için

http://www.amazon.com/List-Your-Self-Ilene-Segalove/dp/0740777114/ref=sr_1_1?ie=UTF8&qid=1330511208&sr=8-1

70. İzle

71. Al yazmalım selvi boylum

72. Adile naşit- münir özkul filmleri

73. Mustafa hakkında her şey

74. Issız adam

75. Babam ve oğlum

İçsel dinamikleri, kişilerarası süreçleri,  aile ilişkilerini anlamaya çalış

76. Rahatsız Et…Kendini

Hayatta değen şeyler “rahatlık alanının dışında

Kendini rahat, güvende hissettiğin o alanı ilk aştığında tuhaf hissedeceksin. Ama sabredip o tuhaflık duygusunu yendiğinde hayatta gerçekten değermiş dediğin şeyleri deneyimleyeceksin. Yaşlandığında geriye dönüp baktığında o rahatlık anılarını değil, rahatlık alanı dışındaki deneyimleri anımsayacaksın.

77. Hayal KUR

Evet çok basit sadece hayal kur. Uzaya gitmeyi hayal et mesela, ya da toprağın altında solucan olmayı, ya da uçmayı, ya da dünyayı gezmeyi….

78. Sevmediğin….Bİrİnİ Cesaretlendİr

Sevdiklerinle ilişki kurmak, onlrı cesaretlendirmek kolay….sevmediğin birini cesaretlendir. Belki ona yönelik duyguların da değişir.

79. Gerçekten Boğazlamak
istediğin birini

Affet

Affetmek zordur. Ama affetmek bir başkasına değil, kendine verdiğin bir hediyedir. Affettiğnde jafiflersin çünkü o yükü artık omuzlarından atarsın. Affetmek unutmak değildir, mazur görmek değildir. Sadece karşındaki kişiye mükemmel olmama fırsatı tanımaktır.

Oku….

Leo Buscaglia

81. birbirmizi sevebilmek

82. yaşamak, sevmek ve öğrenmek

83. 9 Numaralı Otobüsle Cennet’e Bir Sevgi Yolculuğu

84. Sevgi

85. Sevgi İçin Doğmak

86. Kişilik: Tümüyle İnsan Olabilme Sanatı

87. Sevgili Babam

88. Tavşan haykırdığında

89. Hoşgeldin sessizlik

Oliver Sacks

90. Karısını şapka sanan adam

91. Marsta bir antropolog

92. Dayanacak Bir Bacak

93. ZİHİN Harİtaları

Tony Buzan mutlaka oku ve uygula. Ben zihin haritalarını kullanmaya başaldığımdan beri kafam daha az karışık, neyi ne zaman, nasıl yapacağımı daha iyi biliyorum, hedeflerimi, önceliklerimi biliyorum. Toplantılarda daha az dikkatim dağılıyor, fikirlerim daha açık ve net. Hatta incindiğim, kızdığım durumların bile zihin haritasını çıkarmak kendimi ve olayları daha iyi anlamamı sağlıyor.

94. OKU….

Küçük Prens

Pippi Uzunçorap

Çocuk Kalbi

Şeker portakalı

Pıtırcık

95. Gerçekçİ ol!!!!

Her zaman eğlenceli değil….

Evet hayat, okul, öğrencilik her zaman da eğlenceli değil….hayat ve PDR mesleği biraz da bir gram şeker için bir çuval keçiboynuzu yemeye benzer…gerçekci ol!

96. Mükemmel olmama cesaretİnİ göster

Kendine mükemmel olmama özgürlüğünü tanıdığında daha çok risk alacaksın, daha büyük düşüneceksin, kendini daha kolay affedeceksin, başkalarını daha kolay affedeceksin. Her zaman haklı olmak zorunluluğundan kurtulacaksın.

97. Yapamazsın Dİyenlerİ Dİnleme

Onlar aslında kendileri yapamayanlardır

Ben yapamazsın diyenleri dinlemiş olsaydım ne ODTÜ’de okuyabilir ne Yurtdışında doktora yapabbilir ne de orada üniversite hocası olarak kalabilirdim. Yapamazsın diyenlere “neden olmasın” de

98. Elİnden Gelenİn En İyİsİni yap

En İYİ DeĞİL

En iyi olmaya çalışma, en iyisini yap. Hesabıunı kendinle yap başkalarıyla değil. Sen elinden gelenin en iyisini yaptığında hayat karması yolunu açacak

99. Gönüllü Çalış

Çocuk yurtları, rehabilitasyon merkezleri, huzur evi

Yardım duygusunu, sosyal ilgini, psikolojik danışma becerilerini geliştrmenin kendini tanımanın en iyi yolu gönüllü yardımdır. Nasıl bşr yardım olursa olsun, gönüllü çalışma sana çok şey kazandıracak.

100. kendİne İyİ bak

Spor yap, yoga, meditasyon, kahkaka yogası

1 PDR Öğrencisinin mezun olmadan yapması gereken 100 şey (ilk 50+)

Misafir öğretim üyesi olarak bulunduğum Zirve Üniversitesi’nde  öğrencilere yönelik düzenlediğim bu semineri  paylaşmak istedim. Hem çooookkk uzun zamandır ihmal ettiğim blog yazma işine geri dönüyorum, hem de gelecekteki meslektaşlarımla kendimce fikirlerimi paylaşma fırsatı buluyorum. Biraz iddialı başlamışım aslında 100 şey diyerek, bakalım 100 çıkar mı, çıkmazsa affola…

1.       PDR Derneği’ne üye ol!

Yapılması gereken en önemli işlerden biri. Mesleki derneğe üyelik hem sizin alanla daha bağlantılı olmanızı sağlayacak, alanla ilgili gelişmeleri yakından tanıma fırsatı sağlayacak, diğer meslektaşlarınızla işbirliği içinde olacak ve mesleğinize katkıda bulunacaksınız. Bu meslek her şeyden önce sizin mesleğiniz, sizin geleceğiniz. Güçlü bir meslek örgütü güçlü bir meslek demektir. Dernek üyeliği için:

https://www.pdr.org.tr/

2.       Ulusal PDR Kongresi

Ne yapın edin mutlaka PDR kongresine katılın. Ben öğrenciyken katılma fırsatım olmadı, doğrusunu söylemek gerekirse haberim bile yoktu böyle bir şeyden. Kongreye katılarak alanın ustalarından öğrenme,  onlarla tanışma, fikir alışverişinde bulunma, yeni ilişkiler başlatma, alana karşı aidiyet geliştirme şansınız olacak. Kongre hakkında daha fazla bilgiyi derneğin web sayfasından öğrenebilirsiniz.

PDR kongreleri iki yılda bir yapılır, 12. Kongre 2013 yılında yapılacak. Belki karşılaşırız

3.       Ulusal PDR Öğrencileri Kongresİ

Derneğimizin giderek güçlendiğinin en güzel işaretlerinden biri öğrenciler için özel bir kongre düzenleniyor olması. Ulusal kongreye katılamasanız bile, bu kongre sizin önünüzü açacak, mükemmel bir öğrenme fırsatı olacak

4.       ULUSAL UYGULAMALI PDR KONGRESİ

Her iki yılda bir yapılan ulusal kongrenin olmadığı yıllarda yeni organize edilemeye başlanmış uygulamalı kongre sizin alandaki uygulamaları yakından takip etmenizi ve temel beceri, teknik ve uygulamaları öğrenmenizi sağlayacak.

5. MESLEĞİne SaHİp Çık

Bu meslek sizin. Biz öyle ya da böyle kurtardık kendimizi denebilir ama bu sizin geleceğiniz. PDR öğrencisi olarak en önemli göreviniz mesleğinize sahip çıkmak. Mesleğinize sahip çıkmak demek meslek sorunlarına duyarlı olmak demek, bunlar için harekete geçmek demektir. Mesleğe sahip çıkmanın en önemli göstergesi başarılı olmak ve mesleğini iyi yapmaktır. O nedenle öğrenin, öğrenin, öğrenin, mesleği yapabileceğinizin en iyi şekliyle yapmak mesleğe en güzel sahip çıkma yoludur. Ama siz mesleğinizi en iyi şekilde yaparken alan dışı atanan kişiler ne yapacakalarını bilmediklerinden, mesleği doğru düzgün icra edemeyecekler dolayısıyla “PDRci bir şey yapmaz” yargısının oluşmasına sebep olabilirler. Bir mesleği meslek yapan, uygulayabilmek için temel bir eğitim alınması gerekliliğidir.  Eğer herhangi bir alandan biri bu işi yapabiliyorsa o zaman bu bir meslek değildir. Alan dışı atamalar hem bu eğitim için yıllarını harcayan size, hem bu alana gönül vermiş yıllarını adamış hocalarınıza, en önemlisi  hizmet verdiğimiz kişilere yapılan çok büyük bir haksızlıktır. O yüzden alan dışı atamalara karşı sesinizi yükseltin, milletvekillerinize yazın, PDR derneğinin düzenlediği eylemlere katılın. Mesleğinize sahip çıkın!!!!!

6. Mesleğin savunucusu olmak için gereken en önemli becerilerden biri LİDERLİK tir. Lider olmayı öğren, gerektiğinde elini taşın altına sokmayı, çekinmemeyi öğren

7. Yasaları, yönetmelikleri öğren. Gerektiğinde yasaları zorlayarak, gerektiğinde yasaları bilerek mesleğine ve geleceğine sahip çıkacaksın.

8. Duyarlı ol!

Mesleki müdafilik danışan müdafiliğinden farklı değildir. Bu iki savunuculuk eylemi birbiriyle iç içedir ve birbirinden desteklenerek gercekleşir. Bir PDR öğrencisinin toplumsal olaylara duyarlı olması gereklidir.

PDR meslek elemenları ve öğrenciler toplumsal sorunlara duyarlılığını  ortaya koymalı ve toplumda marjinalleştirilmiş danışanlara ses olabilmelidir. Örnegin kadınlara yönelik şiddet son zamanlarda sıklıkla gündeme gelen bir konu. Bu bağlamda meslek ezilen kadınlara ses olabildiği gibi, sorunların yasal çözümünde yer alıp, meslek elemanları için yer oluşturabilir.  Daha fazla kadın ve çocuk sığınma  evi açılması konusunda calışmalarda bulunup, buralarda psikolojik danışmanların görevlendirilmesi danişan ve mesleki mudafiliğin birbiriyle içe içeligini gösteren bir örnektir.


9. OR-TA-LA-Ma!!!!!!

İlerde akademisyen olmayı düşünsen de düşünmesen de ortalama senin için bir bilet olacaktır. Ortalaman düşükse bazı şeylere ulaşman engellenir, ama yüksekse ilerde fikrini değiştirme ve gerektiğinde seçme özgürlüğüne sahip olacaksın. Ayrıca öğrenmek, bilmek danışanalrın ve meslektaşların için en büyük sorumluluğundur.

10. Büyük Düşün

Yolunu açık tut! Hayal kur ve büyük düşün. Hedeflerin ne kadar yüksekse o kadar yükselebilirsin. Büyük düşünmeyi büyük işler yapma anlamında söylüyorum, kalıpyargısal bir büyüklükten bahsetmiyorum. Küçük bir kasabanın küçük bir okulunda ne büyük işler yapabilirsin bir düşün! Bir çocuğun hayatını değiştirebilir, birini cesaretlendirebilir, birinin hayallerine ulaşmasına yardımcı olabilirsin.                       

11. RİSK AL!!!!

Tıpkı büyük düşünmek gibi, risk almaktan da korkma. Soru sor, kendi fikirlerini oluştur, eleştirel bir gözle bak okuduklarına, duyduklarına, olmaz deme, oldur! Olmayanı yap, başlamayanı başlat. Risk almaya, ve başarılı olmaya size ilham verebilecek en güzel örnek bir zamanlar ilk göz ağrım öğrencilerimden, şimdi değerli meslektaşım Alaaddin Debgici’ dir. Onun hikayesini daha detaylı başka bir yazımda paylaşırım belki.

http://www.norobilimakademi.com/aktuel/hakkimizda.aspx

 OKU……

Okunacak çok şey, okuyacak çok az zaman var ama o zamanı yarat. Bir kitaptan bir kaç sayfa okumadan gününü bitirme. Eline ne geçerse oku, sana yeni bir bakış açısı kazandıracaktır.

Orjinallleri OKU

Pek çok kuramın orjinal kitapları Türkçeye çevrilmiş durumda. Orjinallerden çok şey öğreneceksin.

12.       Freud

13.       Adler

14.       Horney

15.       Jung

16.       Piaget

17.       Berne

18.       Rogers

19.       Frankl

20.   May

21. Ellis

Continue reading

One Thing….

What is your one thing? One thing that keeps bothering you, one thing that you do not think about much, but you know deep down it is there. A sound, a face, a word, a smell triggers the feelings that were so difficult to deal with so you decided to bury them deep down. What is one thing in your life that you feel “stuck”.  What is one thing in your life that feels like a hole in your heart. What is one thing in your life that is so tender and vulnerable that it hurts too much. What is one thing in your life, whenever it is triggered you feel as if you are 5, 8, 10, 20 years old? Sometimes you feel like a 50 year old 5 year old. No matter what you do or don’t do, you cannot move? What is one thing that you just cannot …cannot let be, let go, move on, leave behind, forgive? For some reason it does not seem possible.

How does it affect you? This one thing that you just cannot seem to get yourself unstuck….how does it keep you in your place? How does it define you? What does it mean to you to have this one thing? What have you learned about yourself to have this one thing? How have you sustained yourself, became who you are because of your thing?

What is your one thing? If it was someone’s thing, lets say your friend’s, partner’s , a family member’s you would know what to do and how to help, how to get unstuck, but when it is your thing, you are just powerless. You know in your mind, -cognitively as us counselors say-, that you should just let go, and think you can….but emotionally it seems impossible, you do not even look at your thing. The mere idea of thinking about it, feels scary.  Like opening the Pandora box. You do not know what will happen, or how you will deal with the pouring emotions or even if you can…

What is your thing? That you do not want to think or feel but it is always there. What is it about? Is it about forgiving someone for not being perfect? Is it about forgiving yourself for not being perfect? Is it a combination of little things or is it one big thing that keeps you stuck?

How would you describe it? Is it a soft, warm, fuzzy thing or is it hard, cold, scratchy? Can you draw it? Let’s draw it and see what will happen? If the emotions are coming together, if it finally makes sense when you draw it.

my one thing

If you could change something in your drawing, what would it be? How would you change it? How would you make yourself unstuck?

Here is another perspective to your one thing.

Can you think of a name to call this thing? What is it like? Imagine you are holding your thing in your hands, or it is sitting in front of you. What would you tell to this one thing? How does this thing robbed of you what you wanted? What you needed? How does your one thing trick you “getting the best of you”? what has the thing promised you? In other words,

how does your thing get in the way?…. How does it help you to get what you want and need?

Is it surprising to hear that the thing helps you in some way? Yes, there is a reason it is still your thing, there is a reason you are still holding onto it, it has a purpose. What is the purpose of your one thing?

When I say “one thing”, to some of you it does not make sense. You stare with a blank face. This seems like a bunch of meaningless words, a poetry that you have no idea “what the poet is trying to say here”. But for those of you…you know what I am talking about. You just know….

For my one thing in my life, yes it is there, I know it, I feel it, now I can name it…I am working on it.

I wish strength, perspective, creativity, open mindedness, perseverance, bravery, and hope for those of you in your journeys with your one thing…

let’s start

As an international person it is difficult to choose a language. On facebook nobody is happy  with me….all my “friends” complain, if I post in English most of my family and some of my friends do not understand and complain,  if I post in Turkish my friends in USA complain that they need to learn Turkish, even my Brazilian friend complains….so what to do? I will try to post in both languages, if whatever I am writing is worth writing it twice in two languages…if I am lazy, tired, bored of myself, have no time, sorry you will need to use google translate.